Monday, April 23, 2007

Kurtlar geri döndü birinciliğe kuruldu

Show TV'nin efsane dizisi ilk bölümünde 15 reyting ve 39 share ile uzak ara lider oldu !

Kurtlar Vadisi'nin dönüşü muhteşem oldu! Önceki akşam 21.45'te başlayan dizi için Türkiye ekran başına kilitlendi. Daha önce yayınlandığı her bölümüyle reyting rekorları kıran Kurtlar Vadisi, ilk bölümünde de liderlik koltuğuna oturdu. Vadi, perşembe akşamı 15 reyting ve 39 share aldı.

NAL TOPLADI !

Gecenin ikinciliğinde de yine bir başka Show TV dizisi olan Doktorlar vardı. Ekrana geldiği günden beri sürekli gün değiştiren Kanal D'nin Sağır Odası ancak 6.5 reyting ve 16.4 share ile üçüncü olabildi. İlk bölüm olmasına rağmen rakiplerini katlayan Kurtlar Vadisi Pusu, önümüzdeki haftalar için olumlu sinyaller verdi.

Gerçek bir olayı hatırlattı !

Yepyeni bir konseptle ekranlara gelen Kurtlar Vadisi Pusu, ilk bölümünde büyük bir heyecana sahne oldu. Bir plazada ünlü bir işadamina yasadışı sol bir örgütün gerçekleştirdiği suikastla başlayan dizi, adeta gerçek hayattan kesitler sundu. Özellikle Polat Alemdar'ın tetikçiyi sorguladığı sahne büyük ilgi topladı.

Bekir Hazar: Kurtlar ve kuzular

 Kurtlar Vadisi yeni bölümüyle tekrar start aldı. Perşembe akşamı İstanbul'da yollar bomboştu. Taksi şoförleri “Kurtlar herkesi eve soktu” diyordu. Dizinin geçtiğimiz haftalarda yasaklanması “Acaba yeni bölümde ne olacak” beklentisine zemin hazırladı...


AB'de 15 reyting 40 share, totalde de 14 reyting 40 share ile birinci oldu. Önümüzdeki haftalarda bu rakamlar daha da yukarı taşınacaktır muhakkak.
Yeni senaryo ile karşımıza çıkan dizide benim en çok ilgimi çeken, başlangıcın Sabancı suikastını hatırlatan görüntülerle yapılmasıydı. İlginçtir suikast sonrası aile şirketleri akbaba gibi “Ödürülen işadamının mallarına nasıl konarız”ın hesabını yapıyordu. Bunlardan biri de çok sayıda şirketleri olan işadamının aynı zamanda medya patronu olmasıydı. Damadı Yalçın'a sık sık talimatlar yağdırıyor, “Biz sana boşuna mı kız verdik” diyordu.


Yalçın ismi bana hiç yabancı gelmedi... Uzun süre düşündüm ama çıkaramadım...
Sonuçta bu tamamen hayali bir senaryo olduğuna göre... Boşu boşuna beynimi yordum...

Vadide ben hariç herkes var

 'Kurtlar Vadisi Pusu' perşembe akşamı ilk bölümüyle çıktı izleyici karşısına. 'Kurtlar Vadisi'nin eski bölümlerinde ölmeyen oyuncuların tamama yakını yeni bölümlerde yer alırkan, Osman Wöber'in yardımcılığını yapan Abidin Yerebakan'ın olmayışı gözden kaçmadı.

Dizide Yerebakan'ın yerinde yine Karadeniz şiveli yeni bir oyuncu görev alıyor. Vadi'nin son bölümünde cezaevine giren Yerebakan, yeni bölümlerde neden yer almadığnı ise hâlâ anlayamamış. Dizi bittikten sonra kimsenin kendisini aramadığını da söyleyen Yerebakan, "Dizi biterken ölmemiş, cezaevine girmiştim. Neden aramadılar, neye kırıldılar bilmiyorum. Benden yana bir olumsuzluk olmadı. Ancak ararlar diye bekledim. Ölmeyen oyuncuların hepsine dizide görev verilmiş. Sadece ben yokum." diyor. Samanyolu'nda bu akşam final bölümüyle ekrana gelen 'Tarık ve Diğerleri'nde rol alan oyuncu, çeşitli projelerden teklif aldığını ve bunları değerlendireceğini söylüyor. 'Siz Pana Film'i neden aramadınız?' sorumuza ise şöyle cevap veriyor: "Benim aramam doğru olmazdı. Onlar da aramadı. Canları sağ olsun. Belki de bir sebepleri vardır. Bir de insanlar sadece çalışılacağı zaman aranmaz. Başka zamanlarda da arayıp görüşmek lazım. İşleri rast gelsin." Bu arada 'Kurtlar Vadisi Pusu' perşembe akşamı 'tüm gün'de aldığı 14 reytingle ilk sırada yer aldı. Eski kadrodan Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Kenan Çoban, Sönmez Atasoy, Erhan Ufak, Erdem Ergüney, Kerem Fırtına ve Osman Wöber, yeni bölümde yer alırken diziye bu dönem; Can Gürzap, Neco, Tamer Yiğit, Bozkurt Kuruç, Ejder Akışık, Selçuk Özer, Zafer Algöz, Payidar Tüfekçioğlu, Hüseyin Avni Danyal gibi yeni isimler katıldı.

Tuna Serim: Hukuk herkese eşit değil mi?

PERŞEMBE akşamı iki diziye birden baktım; biri Kanal D’deki Sağır Oda, diğeri Show TV’deki Kurtlar Vadisi... Kurtlar Vadisi, Irak’tan, terörden söz edince kıyamet koptu, yasak getirildi, daha sonra büyük çabalar sonucu farklı bir konuyla devreye girebildi. Sağır Oda neredeyse Irak’tan yayın yapıyor. Dizide Amerikalı askerler, teröristler kol geziyor... Silahsız, işkencesiz bölüm yok, kimsenin sesi çıkmıyor, hele yasak hiç akla gelmiyor. Birine evet, diğerine hayır... Hukuk karşısında herkes eşittir, bu hukukun ana kurallarından biridir. O zaman bu hukuk skandalı neden yaşanıyor; Kurtlar Vadisi daha çok izlendiği, daha çok sevildiği için mi?

Barış KOCAOĞLU: Necati Şaşmaz

 Eskiden sürat tutkunu olduğunu söyleyen Necati Şaşmaz, ‘Kurtlar Vadisi’nden sonra bu alışkanlıktan vazgeçmek zorunda kalmış. Şaşmaz: İnsanlar ‘bak Polat da hızlı gidiyor’ demesinler diye artık trafikte daha dikkatli ve kontrollüyüm

Fazla röportaj veren biri değilsiniz. Nasıl bir hayat sürüyorsunuz?

Hayranlarım beni yakından takip ediyor. Yıllar önce çıktığım bir TV programında ya da bir röportajımda söylediğim şeyler hakkında hatta minik detaylarla ilgili gelir, soru sorarlar. “Abi filanca kursa devam ediyordun, nasıl gidiyor” derler mesela. Ben bir röportajın satır aralarında söylemişimdir onu... Benim kişisel özelliklerimle ilgili şeyleri de biliyorlar. İsteyen benimle rahatlıkla iletişim kurar. İnsanlardan kaçan birisi olmadım hiç.

Peki ne yapıyorsunuz özel hayatınızda. Nelerle ilgileniyor, nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Sıradan şeyler işte... Spor yapıyorum mesela. Günde 3-4 saat fitness ve vücut çalışıyorum. Daha rahat hareket edebilmek için kendimize özel bir spor salonu yaptırdık. Fizyoterapistimiz de var. Onun denetiminde çalıyoruz. İmkan buldukça yüzmeye gidiyorum. Evimin altında bir sinema var. Bu benim için iyi bir imkan. Arayıp hangi filmlerin oynadığını soruyorum. Arkadaşlarımla buluşur, sık sık o sinemeda film izleriz.

MEDİTASYON ARACIM NEY

Yemek konusundaki tercihiniz nedir?

Yemek için genelde Anadolu Yakası’nı tercih ediyorum. Bu yakada pek takip edilme şansım da yok. Sık sık gittiğim balıkçılar, restoranlar var. Et ve balık yerim. Vejetaryen mönüleri de tercih ederim. Suşi de severim. Eğer Avrupa Yakası’nda işimiz varsa genellikle Ulus 29 ve Reina’nın restoran bölümünü tercih ediyoruz.

Ney çaldığınızı da duyduk...

Ney benim meditasyon aracım diyebilirim. Bütün sıkıntınızı ona üflüyorsunuz. Siz rahatlıyorsunuz müziği duyan da rahatlıyor. Bazen çok erken kalktığımda penceremin kenarında üflediğim oluyor. Profesyonel değilim tabii, benimki amatör bir uğraş.

Ney çalınması kolay bir enstrüman mı?

Neyden ses çıkartabilmek için 6 ay gibi bir zaman gerekiyormuş. Ama ben ilk üflemede ses çıkartınca daha da sevdim. Sonradan biraz ders aldım.

MAGAZİNİ TAKİP ETMEYE ÇALIŞIYORUM

Gazeteleri düzenli olarak takip ediyor musunuz?

Gün içerisinde gazeteleri okurum. Bütün gazetelerin önce birinci sayfalarına sonra köşe yazarlarına bakıyorum. En son okuduğum yer ise 3. sayfa ve spor sayfasıdır.

Magazin sayfalarını takip eder misiniz?

Magazin okuyorum, şundan dolayı magazinde bazen çok sivri uçlu sorular oluyor. O sorulara nasıl cevap vermem gerektiğini öğreniyorum. Çünkü ona sorulan başka gün sana da soruluyor. Gözlem ve takip anlamında bakıyorum. Ama öyle içine dalıp gittiğim bir dünya değil magazin.

Ya futbol, ona karşı merakınız nasıl?

Aslında hiçbir zaman fanatik olmadım. Takım tutmam mesela. Ama Milli Takım’ın tüm maçlarını izlerim. Tanıdığım oyuncular da var. Muhabbet ediyoruz, onlar bizim diziyle ilgili beğenilerini paylaşıyor, ben de maçla ilgili kritiklerimi söylüyorum.

Arabalara karşı bir merakınız var mı?

Öyle bir merakım yok. Geçmişte hızlı araba kullanmayı severdim. Bunun içinde ‘Ferrari’ye bineyim gaza basayım’ gibi isteklerim vardı. Hızlı da araç kullanırdım. Ama artık her yere şoförle gittiğim için ‘aman dikkatli sür’ diyorum. Hızlı gitme kimseden azar işitmeyelim. Çünkü insanlar ‘bak Necati Şaşmaz hızlı gidiyor’ diyebilir. Buna fırsat vermemek lazım.

TV’de 24 ve Oz izleyip 3D ile ilgileniyorum

Sinemaya ilginiz olduğunuzu biliyoruz. Hangi tarz oyuncu ve filmleri beğenirsiniz?

Al Pacino, Robert De Niro, Dustin Hoffman, Jack Nicholson tabii ki vazgeçilmezlerim. Son dönemde animasyon filmlerine karşı daha fazla ilgiliyim. Sanırım gelecekte bu tarz filmler sinemada çok önemli yer alacak. Oyunculuk olarak da kendimi ona hazırlamak için çabalarım var. Boş zamanlarımı değerlendirmeyi biliyorum. Beni belki görmüyorsunuz ama zamanım çoğunu 3D (animasyon programları) yapan arkadaşlarımla geçiririm. Teknolojiye karşı merakım var ama kendi alanımla ilgili ya da işimle olan kısmı beni ilgilendiriyor.

İlgiyle takip ettiğiniz diziler var mı?

- Friends, 24, Oz’u sayabilirim.

Başarı huzur getiriyor

Yaşım henüz genç olmasına rağmen yer aldığım dizi en çok izlenen yapımlar arasında. İlk sinema filmimiz ise rekor kırdı. Bunları görünce insan başarının getirdiği huzuru hissediyor.

Biz mafyanın acımasız yüzünü gösterdik...

Yenİ konseptimizde konsey yok. Gri, puslu bir hava hakim. Eskiden Polat, ülkeyi sömüren bir mafya örgütünü çökertmek için mücadele ediyordu. Yeni konseptte ise tek bir odakla değil pek çok kişiyle uğraşmak ve savaşmak zorunda kalacak... Kurtlar Vadisi’nde kadromuzdaki pek çok insan senaryo gereği öldü. Bunun nedeni mafyanın ne kadar tehlikeli ve ilişkilerin ne kadar hassas olduğunu göstermekti. İnsanlara o dünyanın ne kadar acımasız ve kötü olduğunu gösterdik.

Yaş 35 olunca insan istemese bile değişiyor...

35 yaşındayım, yolun yarısı yani... Bu güne kadar hayatımda pek çok şey değişti. Yıllar önce ABD’ye gittiiğimde tek kelime İngilizce bilmiyordum. Ama geldiğim noktada Andy Garcia ve Sharon Stone ile birlikte kamera karşısına geçtim. Amerikan sinemasının B sınıfı aktörleriyle aynı filmde oynadım. Bu bir oyuncu için dönüm noktasıdır. İnsan ister istemez hayata bakışı ya da onu algılama biçimi de değişiyor, gelişiyor. Kardeşimle, arkadaşımla olan ilişkilerim de daha iyi ve olgun bir noktaya ulaştı.

Barış KOCAOĞLU

Birine kötü örnek olurum diye hız bile yapmıyorum

Birine kötü örnek olurum diye hız bile yapmıyorum

Eskiden sürat tutkunu olduğunu söyleyen Necati Şaşmaz, ‘Kurtlar Vadisi’nden sonra bu alışkanlıktan vazgeçmek zorunda kalmış. Şaşmaz: İnsanlar ‘bak Polat da hızlı gidiyor’ demesinler diye artık trafikte daha dikkatli ve kontrollüyüm

Fazla röportaj veren biri değilsiniz. Nasıl bir hayat sürüyorsunuz?

Hayranlarım beni yakından takip ediyor. Yıllar önce çıktığım bir TV programında ya da bir röportajımda söylediğim şeyler hakkında hatta minik detaylarla ilgili gelir, soru sorarlar. “Abi filanca kursa devam ediyordun, nasıl gidiyor” derler mesela. Ben bir röportajın satır aralarında söylemişimdir onu... Benim kişisel özelliklerimle ilgili şeyleri de biliyorlar. İsteyen benimle rahatlıkla iletişim kurar. İnsanlardan kaçan birisi olmadım hiç.

Peki ne yapıyorsunuz özel hayatınızda. Nelerle ilgileniyor, nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Sıradan şeyler işte... Spor yapıyorum mesela. Günde 3-4 saat fitness ve vücut çalışıyorum. Daha rahat hareket edebilmek için kendimize özel bir spor salonu yaptırdık. Fizyoterapistimiz de var. Onun denetiminde çalıyoruz. İmkan buldukça yüzmeye gidiyorum. Evimin altında bir sinema var. Bu benim için iyi bir imkan. Arayıp hangi filmlerin oynadığını soruyorum. Arkadaşlarımla buluşur, sık sık o sinemeda film izleriz.

MEDİTASYON ARACIM NEY

Yemek konusundaki tercihiniz nedir?

Yemek için genelde Anadolu Yakası’nı tercih ediyorum. Bu yakada pek takip edilme şansım da yok. Sık sık gittiğim balıkçılar, restoranlar var. Et ve balık yerim. Vejetaryen mönüleri de tercih ederim. Suşi de severim. Eğer Avrupa Yakası’nda işimiz varsa genellikle Ulus 29 ve Reina’nın restoran bölümünü tercih ediyoruz.

Ney çaldığınızı da duyduk...

Ney benim meditasyon aracım diyebilirim. Bütün sıkıntınızı ona üflüyorsunuz. Siz rahatlıyorsunuz müziği duyan da rahatlıyor. Bazen çok erken kalktığımda penceremin kenarında üflediğim oluyor. Profesyonel değilim tabii, benimki amatör bir uğraş.

Ney çalınması kolay bir enstrüman mı?

Neyden ses çıkartabilmek için 6 ay gibi bir zaman gerekiyormuş. Ama ben ilk üflemede ses çıkartınca daha da sevdim. Sonradan biraz ders aldım.

MAGAZİNİ TAKİP ETMEYE ÇALIŞIYORUM

Gazeteleri düzenli olarak takip ediyor musunuz?

Gün içerisinde gazeteleri okurum. Bütün gazetelerin önce birinci sayfalarına sonra köşe yazarlarına bakıyorum. En son okuduğum yer ise 3. sayfa ve spor sayfasıdır.

Magazin sayfalarını takip eder misiniz?

Magazin okuyorum, şundan dolayı magazinde bazen çok sivri uçlu sorular oluyor. O sorulara nasıl cevap vermem gerektiğini öğreniyorum. Çünkü ona sorulan başka gün sana da soruluyor. Gözlem ve takip anlamında bakıyorum. Ama öyle içine dalıp gittiğim bir dünya değil magazin.

Ya futbol, ona karşı merakınız nasıl?

Aslında hiçbir zaman fanatik olmadım. Takım tutmam mesela. Ama Milli Takım’ın tüm maçlarını izlerim. Tanıdığım oyuncular da var. Muhabbet ediyoruz, onlar bizim diziyle ilgili beğenilerini paylaşıyor, ben de maçla ilgili kritiklerimi söylüyorum.

Arabalara karşı bir merakınız var mı?

Öyle bir merakım yok. Geçmişte hızlı araba kullanmayı severdim. Bunun içinde ‘Ferrari’ye bineyim gaza basayım’ gibi isteklerim vardı. Hızlı da araç kullanırdım. Ama artık her yere şoförle gittiğim için ‘aman dikkatli sür’ diyorum. Hızlı gitme kimseden azar işitmeyelim. Çünkü insanlar ‘bak Necati Şaşmaz hızlı gidiyor’ diyebilir. Buna fırsat vermemek lazım.

TV’de 24 ve Oz izleyip 3D ile ilgileniyorum

Sinemaya ilginiz olduğunuzu biliyoruz. Hangi tarz oyuncu ve filmleri beğenirsiniz?

Al Pacino, Robert De Niro, Dustin Hoffman, Jack Nicholson tabii ki vazgeçilmezlerim. Son dönemde animasyon filmlerine karşı daha fazla ilgiliyim. Sanırım gelecekte bu tarz filmler sinemada çok önemli yer alacak. Oyunculuk olarak da kendimi ona hazırlamak için çabalarım var. Boş zamanlarımı değerlendirmeyi biliyorum. Beni belki görmüyorsunuz ama zamanım çoğunu 3D (animasyon programları) yapan arkadaşlarımla geçiririm. Teknolojiye karşı merakım var ama kendi alanımla ilgili ya da işimle olan kısmı beni ilgilendiriyor.

İlgiyle takip ettiğiniz diziler var mı?

- Friends, 24, Oz’u sayabilirim.

Başarı huzur getiriyor

Yaşım henüz genç olmasına rağmen yer aldığım dizi en çok izlenen yapımlar arasında. İlk sinema filmimiz ise rekor kırdı. Bunları görünce insan başarının getirdiği huzuru hissediyor.

Biz mafyanın acımasız yüzünü gösterdik...

Yenİ konseptimizde konsey yok. Gri, puslu bir hava hakim. Eskiden Polat, ülkeyi sömüren bir mafya örgütünü çökertmek için mücadele ediyordu. Yeni konseptte ise tek bir odakla değil pek çok kişiyle uğraşmak ve savaşmak zorunda kalacak... Kurtlar Vadisi’nde kadromuzdaki pek çok insan senaryo gereği öldü. Bunun nedeni mafyanın ne kadar tehlikeli ve ilişkilerin ne kadar hassas olduğunu göstermekti. İnsanlara o dünyanın ne kadar acımasız ve kötü olduğunu gösterdik.

Yaş 35 olunca insan istemese bile değişiyor...

35 yaşındayım, yolun yarısı yani... Bu güne kadar hayatımda pek çok şey değişti. Yıllar önce ABD’ye gittiiğimde tek kelime İngilizce bilmiyordum. Ama geldiğim noktada Andy Garcia ve Sharon Stone ile birlikte kamera karşısına geçtim. Amerikan sinemasının B sınıfı aktörleriyle aynı filmde oynadım. Bu bir oyuncu için dönüm noktasıdır. İnsan ister istemez hayata bakışı ya da onu algılama biçimi de değişiyor, gelişiyor. Kardeşimle, arkadaşımla olan ilişkilerim de daha iyi ve olgun bir noktaya ulaştı.

Barış KOCAOĞLU

Ben de Polat Alemdar'ı seviyorum

Ben de Polat Alemdar'ı seviyorum

NECATİ ŞAŞMAZ AKŞAM’A KONUŞTU:

‘Kurtlar Vadisi Terör’ yayından kaldırılınca milyonlarca hayranı büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. O an içinizden hangi duygular geçti?

Bu iş bitti diye düşünmüştüm. Show TV’de dizinin yayına gelemeyeceğine dair ibare yayınlandığı anda telefonlarımız susmuyordu. Milyonlarca insan duruma tepki gösteriyordu. Ama o an bizim senaryo ekibi ne yapıyordu biliyor musunuz? O susmayan telefonların arasında oturup, bir komedi dizisi yazdılar. Henüz yayına girmedi ama yakında gösterilecek olan ‘Hayat Kavgam’ dizisinin senaryosunu. Aslında bu hayata karşı bir duruşun ifadesiydi. “Her şey bitmedi, yapacak daha çok şeyimiz var”ın bir göstergesiydi. Sonra Raci (Şaşmaz) geldi ve “Pusu’yu düşünüyorum” dedi. Kısa zamanda da kafasından geçen şey oluşturuldu. Kurtlar Vadisi Pusu’yu hayata geçiren şey işte bu kararlılıktır.

Bu kadar büyük bir ilgi görmek Necati Şaşmaz açısından nasıl bir duygu?

İnsanların izledikleri ben değilim, Kurtlar Vadisi. Bizim dizimizin bir tek starı vardır o da senaryo. Ben orada mekanizmanın önemli bir dişlisi, parçasıyım... Ama Polat Alemdar’ın seviliyor olması hoşuma gidiyor. Çünkü Necati Şaşmaz olarak ve bir Kurtlar Vadisi izleyicisi olarak ben de Polat’ı seviyorum.

Canlandırdığınız karakterin en çok hangi yönünü seviyorsunuz?

Polat’ın en çok namuslu oluşunu seviyorum. Bir de Polat, vatanını, milletini, devletini çok seven bir karakter. Ben de onun bu bitip tükenmeyen sevgisine aşığım.

Sizden sonra benzer projeler üretildi ama hiçbiri Kurtlar Vadisi kadar benimsenmedi. Bunun sırrı nedir?

Hiç bir zaman fotokopi aslının yerini tutmaz. Hele ki noterlik bir işiniz varsa, fotokopinin asla işe yaramadığını görürsünüz. Diğerlerini aşağılamak için söylemiyorum, sonuçta onların da emekleri vardır. Ama biz asıl olduğumuz için daha fazla sevilmemiz gayet normal.

BİR KALPTE İKİ AŞK OLMAZ

En merak edilen konulardan biri de dizideki aşkı Elif’ten sonra Polat’ın hayatına yeni bir aşk girip, girmeyeceğiydi. İlk bölümde Nefise Karatay’ın canlandırdığı Ahu Toros karakteriyle bir yakınlaşma olabileceğinin sinyalleri geldi. Polat’ın, büyük aşkı Elif’i bu kadar kolay unutması garipsenmez mi?

Polat’ın masasının üstünde hâlâ Elif’in resmi var. Elif kolay unutulmaz. Ama hiçbir hayat yoktur ki, çok büyük aşk yaşasın ve sadece o aşkla kalsın. Muhakkak sevgiler olur. Yine de ne yönde gelişmeler olacağını ileriki bölümlerde izleyip, göreceğiz.

Necati Şaşmaz’ın gerçek hayatında yaşadığı büyük bir aşk var mı?

Elif kadar sevebildiği birisi yok.

Bir röportajınızda hiç aşık olmadığınızı açıklamıştınız. Sizce böyle bir şey mümkün mü?

Mümkün. Şu ana kadar hiç aşık olmadım. Ama daha ölmedim. Öyle bir aşk yaşamak isterim...

O boşluğu nasıl doldurdunuz?

Ben aşktan ziyade sevgiye önem veren bir insanım. Aşk yaşamak güzel ama insan kimyasını bozan tarafları var. Çok zirvede yaşanan, sonra da döküntülere uğrayan bir şeydir aşk. Sevgi ise kalıcı ve çizgisi devam eden bir şey. Bu yüzden aşka değil sevgiye inanan biriyim.

Peki Polat’ın kalbinde hem Elif’i taşıyıp hem de Ahu’ya aşık olması mümkün mü? Şöyle sormak lazım bir kalpte iki aşk olur mu?

Bir kalpte iki aşk olmaz, ama birden çok sevgi olabilir. Polat ile Elif aşkı yaşamış ama Elif hayatını kaybetmiş. Aşk sevgiye dönüşür. Hayatında yeni bir aşk bulabilir. Bu da Polat’ın duygusunun başka bir kaba girmesi gibi algılanabilir.




Polat’ın kahramanlığı halktan, gücü devletten

Bizim izleyicimizle aramızda özel bir bağ var. Herhangi bir olayı anlatırken, geçmiş sahnelere dönmemiz ve değişik vurgular yapmamız izleyiciyi şaşırtmıyor. Kurtlar Vadisi Pusu’da da önceki Vadi’nin 20. veya 30. bölümleriyle bağlantılar yapacağız. Ama seyircinin o olayları da hemen hatırlayacağına eminim. Örneğin Polat’ın içerisinde olduğu KGT diye bir kurum vardı. Bazı olaylar nedeniyle bu kurumla kavgası oldu ama Polat KGT’ye özünden bağlı. Şimdi de ajan olarak her zamanki gibi devleti için çalışacak. O yüzden Polat kahramanlığını milletten, gücünü devletten almaya devam edecek.




Sözler küçük ama anlamları büyük

Kurtlar Vadisi Pusu’nun küresel çeteyi anlatan bir konusu var. Olayları yine Polat Alemdar’ın gözüyle anlatacağız. Çünkü o, olaya hem sıradan bir vatandaşın gözüyle hem de bir devlet görevlisinin gözüyle bakıyor. Hikayenin kurgusu onun üzerine. Anlatacağımız konu ise Avrasya’dan yönetilen bir küresel çetenin Türkiye uzantıları ve iç içe geçmiş kimi zaman birbirine tamamen zıt kuvvetler. Aslında yeni dönemde de seyircimizin yabancı olmadığı bir konsept üzerinden yürüyeceğiz. Küçük detaylar ve ufacık sözler üzerinden büyük şeyler anlatacağız.




Pusu’da bu kez konsey yok

İlk bölümde dikkati çeken şeylerden biri de geniş kadronuz oldu. Özellikle tiyatrocuların ağırlıkta olması özel bir tercih miydi?

Dün sizin gazetenizde yeni oyuncu kadrosunu görünce bir kez daha şaşırdım. 24 tane yeni isim var. Her biri birbirinden önemli ve usta isimler. Bizim jenerik aktıkça insanın ‘aaa bu da var, o da burada’ diyesi geliyor. Hani tiyatrolarda büyük bir sanatçı sahneye dahil olduğunda bir alkış kopar ya, bizim dizide de her usta ekrana çıktığında insanın alkışlayası geliyor. Bu kadar çok önemli isimle aynı projede yer almaktan dolayı mutluluk duyuyorum.

Kurtlar Vadisi'nin gücünü anlattı

Kurtlar Vadisi Terör’ yayından kaldırılınca milyonlarca hayranı büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. O an içinizden hangi duygular geçti?

Bu iş bitti diye düşünmüştüm. Show TV’de dizinin yayına gelemeyeceğine dair ibare yayınlandığı anda telefonlarımız susmuyordu.

Milyonlarca insan duruma tepki gösteriyordu. Ama o an bizim senaryo ekibi ne yapıyordu biliyor musunuz? O susmayan telefonların arasında oturup, bir komedi dizisi yazdılar.

Henüz yayına girmedi ama yakında gösterilecek olan ‘Hayat Kavgam’ dizisinin senaryosunu. Aslında bu hayata karşı bir duruşun ifadesiydi. “Her şey bitmedi, yapacak daha çok şeyimiz var”ın bir göstergesiydi. Sonra Raci (Şaşmaz) geldi ve “Pusu’yu düşünüyorum” dedi. Kısa zamanda da kafasından geçen şey oluşturuldu. Kurtlar Vadisi Pusu’yu hayata geçiren şey işte bu kararlılıktır.

Canlandırdığınız karakterin en çok hangi yönünü seviyorsunuz?

Polat’ın en çok namuslu oluşunu seviyorum. Bir de Polat, vatanını, milletini, devletini çok seven bir karakter. Ben de onun bu bitip tükenmeyen sevgisine aşığım.

Sizden sonra benzer projeler üretildi ama hiçbiri Kurtlar Vadisi kadar benimsenmedi. Bunun sırrı nedir?

Hiç bir zaman fotokopi aslının yerini tutmaz. Hele ki noterlik bir işiniz varsa, fotokopinin asla işe yaramadığını görürsünüz. Diğerlerini aşağılamak için söylemiyorum, sonuçta onların da emekleri vardır. Ama biz asıl olduğumuz için daha fazla sevilmemiz gayet normal.

Polat’ın kahramanlığı halktan, gücü devletten

Polat’ın içerisinde olduğu KGT diye bir kurum vardı. Bazı olaylar nedeniyle bu kurumla kavgası oldu ama Polat KGT’ye özünden bağlı.

Şimdi de ajan olarak her zamanki gibi devleti için çalışacak. O yüzden
Polat kahramanlığını milletten, gücünü devletten almaya devam edecek.

Polat’ın kahramanlığı halktan, gücü devletten

Bizim izleyicimizle aramızda özel bir bağ var. Herhangi bir olayı anlatırken, geçmiş sahnelere dönmemiz ve değişik vurgular yapmamız izleyiciyi şaşırtmıyor.

Şimdi de ajan olarak her zamanki gibi devleti için çalışacak. O yüzden Polat kahramanlığını milletten, gücünü devletten almaya devam edecek.

Sözler küçük ama anlamları büyük

Kurtlar Vadisi Pusu’nun küresel çeteyi anlatan bir konusu var.

Olayları yine Polat Alemdar’ın gözüyle anlatacağız. Çünkü o, olaya hem sıradan bir vatandaşın gözüyle hem de bir devlet görevlisinin gözüyle bakıyor.
Hikayenin kurgusu onun üzerine. Anlatacağımız konu ise Avrasya’dan yönetilen bir küresel çetenin Türkiye uzantıları ve iç içe geçmiş kimi zaman birbirine tamamen zıt kuvvetler.

Aslında yeni dönemde de seyircimizin yabancı olmadığı bir konsept üzerinden yürüyeceğiz. Küçük detaylar ve ufacık sözler üzerinden büyük şeyler anlatacağız.

Kurtlar Vadisi'ne aslan kesilen RTÜK, 'Sağır Oda'ya neden kuzu?

Polat ile Aras arasındaki 7 fark
21 Nisan 2007 Cumartesi 11:47
Kurtlar Vadisi'ne aslan kesilen RTÜK, 'Sağır Oda'ya neden kuzu? Bu soruyu soran Sabah'ın televizyon yazarı Yüksel Aytuğ.

İki dizinin de içeriği birbirine çok benziyor. Ama Sağır Oda'ya kimse itiraz etmiyor.
Polat ile Aras arasındaki 7 farkı sıralayan yazar RTÜK'e gönderme yaptı.

İşte yazarın sıraladığı 7 fark:

1. Aras Dağlı canı istediği zaman Kuzey Irak'a gider. Polat Alemdar RTÜK'ten vize bekler.

2. Aras sarışınlardan hoşlanır. (Çağla Kubat) Polat'ın gözü esmerlerdedir. (Özgü Namal, Bergüzar Korel, Nefise Karatay)

3. Polat kafa keser, Aras racon...

4. Polat, Sharon Stone'u öper, Aras ise Ariel Sharon'u.

5. Polat'ın işi Kurtlar'ladır, Aras'ın Kürtler'le...

6. Polat "estetik" ile yüzünü değiştirmiştir, Aras "tetik" ile ellisini...

7. Aras dağa çıkar, Polat RTÜK zoruyla düz ovada siyaset yapar.